BİZE ULAŞIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA T.(+90) 312 465 20 00 F.(+90) 312 207 41 02 chpkadin@chp.org.tr

ÜYE GİRİŞİ

Beni hatırla
 

Neden üye olmalısınız?

Sitemizin tüm alanları herkese açıktır. Ancak yeniliklerden, gelişmelerden haberdar olmak isterseniz üye olabilirsiniz...

ÜYE OL

Şifreniz e-postanıza gönderilecektir.
  • open panel
  • anasayfa
  • Manşet Haber
  • CHP Kadın Kolları İl Başkanları çalışmalarına “Ey Özgürlük” diye başladı
  • Show Icons

CHP Kadın Kolları İl Başkanları çalışmalarına “Ey Özgürlük” diye başladı

 

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu “Tutuklu Milletvekillerimize de özgürlük istiyoruz” dedi ve Kadınları “CHP sizin eviniz, evinize gelin” diye CHP’de örgütlenmeye çağırdı…

-“81 İLDEN GELDİNİZ, 81 İLE BENİM SELAMIMI GÖTÜRÜN, TALEBİMİ GÖTÜRÜN. BÜTÜN KADINLARIN SİYASETTE EN SAĞLIKLI ADRESİ CHP’DİR. GELSİNLER ONLARIN EVİ BURASIDIR….”

-“”FIRAT’IN KENARINDA BİR KOYUN KAYBOLSA BUNUN HESABINI HAZRETİ ÖMER’DEN SORARIM” DENİLİRDİ. BIRAKIN FIRAT’IN KENARINDA KOYUN KAYBOLMAYI ÖĞRETMENLERİMİZ KAÇIRILIYOR, İNSANLARIMIZ ÖLDÜRÜLÜYOR. PEKİ, BEN BUNUN HESABINI RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN SORMAYACAK MIYIM?”

-“BEN SORMAYACAK MIYIM, BAŞBAKANLIK YAN GELİP YATMA YERİ MİDİR DİYE. SORMAYACAK MIYIM BEN?

-“ÇAĞ DIŞI ANLAYIŞTAN TÜRKİYE’Yİ KURTARMAK ZORUNDAYIZ. ONUN GÜCÜ İNANIYORUM Kİ KADINLARIN ELİNDEDİR. O NEDENLE ELİNİZ BEREKETLİ OLSUN DİYORUM.”

KADINLARA “DEĞERLİ YOL ARKADAŞLARIM” DİYE SESLENEN GENEL BAŞKAN KILIÇDAROĞLU TORTUMLU KADINLARIN MÜCADELESİNİ ÖRNEK GÖSTERDİ.

Kadın Kolları İl Başkanları Ankara’da CHP Genel Merkezi’nde çalışmalarına “Ey Özgürlük” diye başladı.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasına başlarken özgürlük istemine dikkat çekti ve “Tutuklu milletvekillerimize de özgürlük istiyoruz” dedi

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zülfü Livaneli’nin “Ey Özgürlük” türküsü eşliğinde katıldığı Kadın Kolları İl Başkanlarının toplantısı Barış Bozkurt’un sunumu Atatürk ve silah arkadaşları için saygı duruşu ile başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra ilk konuşmayı Kadın Kolları Genel Başkanı Zuhal Samlı yaptı. Daha sonra Kadın örgütlenmesi ve Kadın Kollarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Birgül Ayman Güler kadınlara seslendikten sonra Kadın Kolları MYK üyelerini kürsünün olduğu platforma davet etti.

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet edilen Genel Başkan Kılıçdaroğlu Kadın Kolları MYK üyelerine tek tek merhaba, hoş geldiniz dedikten sonra konuşmasını yaptı ve şunları söyledi;

“Zülfü Livaneli’nin ey özgürlük türküsü herhalde günümüze en uygun düşen türkülerden birisi. Özgürlüğü hayatın her alanında isteyeceğiz. Tabi ki doğal olarak tutuklu milletvekillerimiz içinde isteyeceğiz.

Değerli yol arkadaşlarım, değerli kadın kardeşlerim, zorlu bir sürecin aslında başındayız. Zorluğu her gün Türkiye’de yaşanan olaylar bize biraz daha artarak gösteriyor. Demokrasi açısından kaygılarımız var, özgürlük açısından kaygılarımız var. Kadın – erkek eşitliği açısından kaygılarımız var. Çocuklarımız açısından kaygılarımız var. Kaygılar artıyor ama Türkiye bütün bu kaygıları paylaşan bir ülke konumunda mı? Hayır. Çünkü özgür medyamız yok. Medyanın özgür olmadığı bir toplumda, toplumda özgür olmaz. Medya özgürlüğü bu açıdan çok çok önemli.

Daha önce kadın kolları toplantı yaptığında ben bütün kadın kardeşlerime evinize hoş geldiniz demiştim. Şurada Türkiye’deki bütün kadınlara aynı çağırıyı yapıyorum. Evinize geliniz, Cumhuriyet Halk Partisi sizin evinizdir.

Bu çağrıyı yapmamın gerekçesi şu; onlara seçme ve seçilme hakkını veren parti Cumhuriyet Halk Partisi. Bütün kadınların demokrasi adına, özgürlük adına, kadın erkek eşitliği adına atılan bu adıma CHP’ye üye olarak katkı vermelerini istiyorum. Çünkü kadınlar için yapacağımız daha çok şey var. Daha yolun başındayız. Kadın erkek eşitliğine inanılmayan bir toplumda zaten demokrasi olamaz ki, demokrasinin var olabilmesi için siyasete kadın eli değmesi lazım, nezaketin değmesi lazım, direnişin değmesi lazım. Erzurum’daki kadınların direnişini nasıl saygıyla anmayız, nasıl o kadınları alkışlamayız?

Cumhuriyet Halk Partisi kadınların özgürce siyaset yapabilecekleri bir evdir. Ve sizden bir isteğim daha var. Komşularınız, yakınlarınız, akrabalarınız, bütün kadınları Cumhuriyet Halk Partisine üye yapın. Üye olsunlar. Efendim seçim olacak erkekler kazanıyor. Üye olun, sizde direnin, siz başkan olun. Az önce kadın kolları başkanımız dedi ki, daha fazla belediye başkanı yerel seçimlerde. Daha fazla belediye meclis üyesi, daha fazla il genel meclisi üyesi. Elbette. Ama bunun yolu nedir? Üye olacaksınız ve demokraside olması gereken seçim süreci sonucunda geleceksiniz ve bir yerlere oturacaksınız.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak seçme, seçilme hakkını verdik ama ayrıca Türkiye’nin yaşadığı koşullar, tarihteki olumsuzları da dikkate alarak kadın kotası getirdik. Mutlaka belli sayıda kadının olması gerekir yönetimde dedik. Amaç neydi? Kadın siyasete alışmalı, siyasete girmeli. Siyasetteki aktif rolünü almalı. Sadece seçme değil, seçilme hakkını da kullanabilmeli. O zaman göreceksiniz bizim demokrasimiz daha köklü, demokrasi geleneğimiz daha sağlıklı bir kulvara oturmuş olacak.

Onun için size büyük görevler düşüyor. 81 ilden geldiniz, 81 ile benim selamımı götürün, 81 ile bu talebimi götürün. Diyarbakır’a, Hakkari’ye de, Trabzon’a, Muş’a da, Ordu’ya, Urfa’ya da, Tekirdağ’a, Çorum’a, Yozgat’a da götürün. Bütün kadınların en sağlıklı adresi siyasette Cumhuriyet Halk Partisidir. Gelsinler onların evi burasıdır.

En son kadın kurultayımızı 1996 yılında yapmışız. Geçen gün söyledim en kısa sürede kadın kolları kurultayımızı yapacağız. Yapmak zorundayız. Atamayla kadın kolları olmaz arkadaşlar. Direneceksiniz, mücadele edeceksiniz, seçimle geleceksiniz.

Aynı şeyi gençler içinde söyledim. Atamayla gençlik kollarımı olur? Farklı arkadaşlar olmalı, farklı gruplar olmayı, direnmeli, mücadele etmeli. Siyasette mücadeleyi öğrenmeliler. Önce kendi evlerinde mücadele ederek belli yerlere gelmeliler ki Türkiye’de direnmenin ne olduğunu, seçimin ne olduğunu, mücadelenin ne olduğunu bilecekler ki, partiyi iktidara taşıyabilsinler. Onun için mücadelenin yolu kurultaylardan geçiyor. Kadın kolları kurultayımız olmalı, gençlik kolları kurultayımız olmalı. Kurultaylardan korkmamak lazım. Çünkü o kurultaylar heyecan verir, güç verir, kararlılık verir, daha onurlu bir duruş verir. Atamayla olduğu zaman bu maya tutmuyor arkadaşlar. Bugün atadım ertesi gün değiştirdim. O gün atadım sonra değiştirdim. Olmaz, olmaz.

Bu bağlamda CHP’li kadınlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Demokrasi açısından ihtiyaç var. Partinin iktidarı açısından ihtiyaç var. Dün bana Gaziantep’ten bir işadamı geldi. Sordum Gaziantep nasıldır diye. 30 yıldır ben işadamlığı yapıyorum dedi sadece geçen seçimlerde bizim eve CHP’nin broşürü geldi. Bende hanıma dedim ki, aman dedim bunu pencerenin önüne koy bu çok önemli bir belgedir 30 yıl sonra bizim eve geldi diye. Bu açıdan yolun başındayız, mücadelenin başındayız. Sizler Türk kadın hareketi içinde çok önemli görevler üstlendiniz. Bulunduğunuz konum gereği olarak üstlendiniz. Cumhuriyet Halk Partisine İl Kadın Kolu Başkanı olmak sıradan bir olay değildir. Çünkü o bütün kadınlar için önder konumunda olmak durumundadır. Onlara bilgiyi, onlara belgeyi, onlara görgüyü, onlara kültürü, onlara direnmeyi, onlara kararlılığı taşıyacak olan insandır. Onlara örnek olmayı hedefleyen birisidir İl Kadın Kolları Başkanımız. O açıdan sorumluluğunuz çok fazla.

Tabi, sorumluluk derken kadınlar bir toplumda yaşanan acıları en derinden hisseden kişilerdir. Terör belası yakamızı bir türlü bırakmıyor. Geçen gün doğuda bir ilimizde 4 kız çocuğunun öldürülmesini hangi vicdan kaldırabilir? Bu masum insanlara bomba atmak, kurşunlamak, onları öldürmek hangi vicdanın kabul edeceği bir olaydır. Terörü bu toplumdan silip atmak zorundayız. Ucuz bir laf bulmuşuz analar ağlamaz. Söylemek kolayda ateşin düştüğü yerdeki anaya nasıl ağlama diyeceksiniz. Efendim ciğeri yanıyor birilerinin. Allah aşkına ciğerin yanıyorsa peki bu terör belasına karşı özel temsilcini gönderdin. Özel temsilciyi niye gönderiyor? Seçimlerde bir şey olmasında ben iktidarımı koruyum diye. Sen terörü bitirmek için çaba harcamıyorsun. Hz. Ömer’in güzel bir lafı vardır. Daha doğrusu güzel bir söylem vardır. Fırat’ın kenarında bir koyun kaybolsa bunun hesabını Hz. Ömer’den sorarım der. Bırakın Fırat’ın kenarında koyun kaybolmayı öğretmenlerimiz kaçırılıyor, insanlarımız öldürülüyor. Peki ben bunun hesabını Recep Tayyip Erdoğan’dan sormayacak mıyım?

Şunu söyledik, terörü bitirmek çabamı harcamak istiyorsun, adres, çözümün merkezi TBMM mi? Gel kardeşim sana her türlü desteği verelim. Şu terör belasından şu Türkiye’yi kurtaralım. Var mı bir yanıt? Yanıt yok. Bu anlayışla olmaz. Bu anlayışla Türkiye’de terör bitmez. Yine ateş düştüğü yeri yakar. Öyle birilerinin ciğerini falan yakmaz. Ateş nereye düştüyse orayı yakar. Annede, babada, çocuklarda, akrabalarda üzüntülerini bir gün, iki gün, üç gün söylerler. Bakın geldiğimiz noktaya değerli kadın kardeşlerim. Şehitlerimiz olduğunda vatan sağ olsun denirdi. Şimdi anneler bu sözü kullanmak istemiyorlar. İsyan ediyorlar. İsyanda haklılar mı? Haklılar. Terörün birinci sorumlusu, o evlere düşen ateşin birinci sorumlusu sıfır terörle ülkeyi devralıp terör batığına ülkeyi sürükleyen mevcut iktidardır. Bunu sakın unutmayın! Sakın unutmayın bunu!

Bir dönem ne diyordu? Askerlik yan gelip yatma yeri değildir. Peki şehitlerimiz var. Şimdi ben sormayacak mıyım Başbakanlık yan gelip yatma yeri midir? Sormayacak mıyım ben?

Tabi beyefendiler için bir sorun yok. Bir yere giderken 1000 tane, 1500 tane korumaları var. Onlara bir şey olmaz. Olan kime oluyor? Korumasız garibana oluyor. Kadına, kıza, çoluğa, çocuğa oluyor. Bu açıdan hepimizin üzerine düşen görev teröre karşıyız ama onunla ilişkilerini kapalı kapılar ardında özel görüşmeye dönüştüren AKP’nin de maskesini indirmek zorundayız. Bu da bizim görevimiz. Sizin de göreviniz. Her yerde bunu anlatacaksınız.

Duyarlılıklarımızı hep koruyacağız arkadaşlar. Terör konusundaki duyarlılığımızı da koruyacağız, Deniz Feneri yolsuzluğu konusundaki duyarlılığımızı da koruyacağız.

Ben geçen haftalarda bir basın toplantısı yaptım. Sayın Başbakana bir soru sordum. Daha doğrusu birkaç soru sordum da sorulardan biriside şuydu. Arama kararı alıyor mahkeme. Kime gönderecek? Polise gönderecek. Arama kararını Deniz Feneri’nin yetkililerine bildiriyorlar. Haber veriyorlar arama yapılacak delilleri yok edin diye. Başbakana sorduğum soru şuydu. Bu köstebek kim ve bu köstebek senin en yakın çalışma arkadaşlarından birimi diye. Bir laf etsem 50 yerden cevap gelir. Bu lafıma hiçbir yerden cevap gelmedi. Niye gelmiyor merak ediyorum. Her türlü hakareti yaparlardı değil mi? Peki burada niye dut yemiş bülbüle döndüler? Yine soruyorum, kadınların önünde soruyorum. Ey Recep Tayyip Erdoğan Deniz Fenerinde arama yapılacağını ilgililere bildiren köstebek kimdir ve o senin en yakın çalışma arkadaşlarından birisi midir? Çık milletin önünde söyle bakalım.

Almanya’da 100 yılın soygunu diye adlandırılıyordu, bizde de 100 yılın örtüsüne dönüştü. Yolsuzlukları nasıl örteriz? Akıl mantık alacak şey değil. Yeri gelince kul hakkı derler. Yeri gelince mangalda kül bırakmazlar. Peki ben merak ediyorum insanların en temiz duygularını, inançlarını sömürüp onlardan topladıkları paralarla özel çıkarları için bu paraları kullanan bir mekanizmaya siz nasıl kol kanat olursunuz? Hangi ahlak, hangi din, hangi kültürde var bu çıkıp anlatsınlar. Yine söylüyorum, hangi dinde vardır, hangi kültürde vardır, hangi ahlakta vardır. Eğer bana bunun cevabını verirlerse eyvallah. Diyeceğim ki, falan dinde, falan kültürde, ahlakta varmış bunlarda o gruptandır.

Eğer böyle bir grup dünyada yoksa o zaman AKP yeni bir ahlak, yeni bir kültür, yeni bir din arayışı içindedir. Yolsuzluğu örten, kul hakkını yiyenlere kol kanat geren bir anlayış. Bunun Müslümanlıkla yakından, uzaktan ilgisi yoktur. Bunu yapan adamında Müslümanlıkla ilgisi yoktur.

Değerli yol arkadaşlarım, bizim mücadelemiz zorlu bir mücadeledir. Ama kadınların temel bir özelliği vardır. Zor olanı başarmak. Zor olanı sizler başaracaksınız. En büyük güvencem bizim kadın kollarıdır. En büyük güvencem kadın kollarıdır. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, hiç kimseye bu bize oy vermez demeden herkese gidip Türkiye’nin gerçeklerini anlatarak, onların inançlarına, onların kültürlerine saygı göstererek. Onların haklarını gerekirse onlar adına savunarak onlara örnek olmaya çalışacak olan bizim kadın kollarımızdır. Neden Erzurum’daki HES direnişini yapan kadınlara onlar Nene Hatun’un çocuklarıdır diyebiliyoruz. Çünkü haksızlığa kadınlar direnebilir. Orada erkekler direnmiyorlar dikkat edin. Kadınlar direniyorlar. Çünkü kesilen suyun evlerindeki ekmeği keseceğini çok iyi biliyorlar. Kesilen suyun onlara ne kadar ağır bir fatura olarak döneceğini biliyorlar. O açıdan kadınların görevi çok önemlidir. O açıdan bu ülkede demokrasi kökleşecekse, demokrasi güçlenecekse, insan onuruna saygı duyulacaksa bunun yolu kadın hareketinden geçecektir. O görevde sizlerindir. Bu görevinizde başarılar diliyorum.

Burada planlar yapacaksınız, çalışacaksınız. Bir isteğim daha var. Düşüncelerinizi aman ben bunu söylersem acaba birisi alınır mı diye sakın söylemekten vazgeçmeyin. Düşüncelerinizi çok açık söyleyeceksiniz.

Benim bir ilkem var. İlkem şu; benim dostum, benim eksikliğimi bana söyleyen kişidir. Yanlışlarımızı ve eksikliklerimizi dinlemekten korkmayacağız arkadaşlar. Benim dostum bana bunu söylemeyecekse kim söyleyecek peki? O açıdan düşüncelerinizi rahatlıkla söyleyin, rahatlıkla eleştirin. Çünkü biz bir aileyiz, köklü bir aileyiz. Köklü bir çınarız biz. Köklerimizde cumhuriyet var, köklerimizde devrim var, köklerimizde halkçılık var. Bizim köklerimiz dünyanın görkemli köklerinden birisidir. Hiçbir partiye nasip olmayacak bir tarihsel birikimimiz var. Bu birikimi korumak, ama bu birikimi yüceltmek, gelecek kuşaklara aktarmak gibi bir sorumluluğumuzda var. Bu sorumluluk altında ezilmeyeceğiz. Ama sorumluluğu genç kuşaklara götürürken onları da sorumlu kılarak çağa hazırlayacağız. Kimi? Türkiye’yi çağa hazırlayacağız. Çağ dışı anlayıştan Türkiye’yi kurtarmak zorundayız. Onun gücü inanıyorum ki kadınların elindedir. O nedenle eliniz bereketli olsun diyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.

© 2013 CHP Kadın Kolları
Tüm Hakları Saklıdır.