BİZE ULAŞIN

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA T.(+90) 312 465 20 00 F.(+90) 312 207 41 02 chpkadin@chp.org.tr

ÜYE GİRİŞİ

Beni hatırla
 

Neden üye olmalısınız?

Sitemizin tüm alanları herkese açıktır. Ancak yeniliklerden, gelişmelerden haberdar olmak isterseniz üye olabilirsiniz...

ÜYE OL

Şifreniz e-postanıza gönderilecektir.
  • open panel

Kadınların Hakları Sosyal Yaşamda Yerini Bulmalı

 

“Türkiye’de kadın-erkek eşitliği tam olarak karşılığını bulmalı”

Medeni Kanun’un kabulü ile kadınların erkek egemen dünyada birçok konuda “eşit yurttaş” kimliği kazandığı, 1926 yılından bu yana yapılan tüm yasal düzenlemelerle kadınların sahip olduğu tüm hakların sosyal bir gerçeklik olarak yaşama geçmesi gerekmektedir. Bu sağlanamadığı taktirde kadınların yaşamında gerçek bir gelişim söz konusu olamaz.

Medeni Kanun’un Kabulü’nün 86. yıldönümü dolayısıyla, 17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen kanun ile ülkemizde yaşayan kadınlar genç Cumhuriyet’le birlikte çok önemli haklara kavuşmuştur.

Kazanımları bu yasa ile tek eşlilik ve resmi nikah yapılması zorunluluğu olmuştur. Kadına da boşanma davası açma hakkı verilmiştir. Kadının erkek gibi mirastan tam pay alması sağlanmıştır. Kadının mahkemelerde erkekler gibi şahitlik yapmasının yolu açılmıştır. Kadına birey olma hakkı tanıyan bu yasal düzenleme o tarihte devrim niteliği taşımaktadır.

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Medeni Kanun değişikliklerinin ise Anayasa’da yer alan ‘Kadın-erkek eşittir’ kavramının tam olarak karşılığını bulması anlamında yapılması gerekli olan zorunlu değişikliklerdir.

Buradaki en önemli değişiklik evli ya da evlenen çiftler başka bir mal rejimini seçmemişler ise mal birliği rejimi olarak anılan evli eşler için 1 Ocak 2002 tarihinden sonra edinilen mallar yönünden ve bu tarihten sonra evlenenler içinse evlilik birliği içinde edinilen malların eşit paylaşımının getirilmesidir.

Yasa değişikliğinde eleştirilmesi gereken noktanın ise yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinde mevcut, evli olan 17 milyon kadının o tarihe kadar edinilen mallar ile ilgili haklarının bu düzenlemeye dahil edilmemesidir.

Yasal değişikliklere devam edersek; evlilik süresince kadın ve erkek evlilik ve aile ile ilgili her karar ve eylemi ortak yapacaklardır. Kadın evlenmekle kocasının soyadı ile birlikte kızlık soy adını kullanabilecektir. Kadın çalışmak için kocasından izin almak zorunda değildir. Çocukların velayet hakkı kadın ve koca tarafından ortak kullanılır. Evlilik birliği dışında doğan çocuklarda evlilik birliği içinde doğan çocuklar ile eşit miras hakkına sahip olurlar. Kadın boşanma davası söz konusu olduğunda evlilik birliği süresince evliliğe yaptığı katkılar nedeni ile katkı payı talep edebilecektir. Normatif olarak erkek evin reisidir kavramı bitmiştir. 2002 tarihinde kadınla erkeği eşit gören bir anlayış yeni Türk Medeni Kanunun temel gerekçesi olmuştur.

Tüm bu yasal düzenlemelerin, sosyal bir gerçeklik olarak yaşama geçirilmesi önemlidir, aksi halde kadının yaşamında gerçek bir gelişim söz konusu olmaz. Hukukun doğru ve adil bir biçimde uygulanmasının sağlanması da önemlidir. Kanunlarda yapılan iyileştirmelerin demokratik ve eşitlikçi bir aile modelini yaşama geçirecek kararlar üreterek hukuka ve hayata yol göstermesi gereken merciler adli makamlardır.

 

Diyorum ki

Fikrinizi yazabilmek için lütfen üye olun, üye iseniz giriş yapın!

© 2013 CHP Kadın Kolları
Tüm Hakları Saklıdır.