AYLİN NAZLIAKA ’’YAŞAM HAK’’ PROJESİ  
07.12.2020
1623
Yazı Boyutu: A- A+

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları’nın “YaşamHak” projesinin tanıtım toplantısına hoş geldiniz. Ben öncelikle kadınların gücüne inanan, bizlere güvenen ve yolumuzu hep açan Sayın Genel Başkan’ımıza sizlerin huzurunda çok teşekkür etmek istiyorum.

Projemizin tanıtım toplantısını önemli bir günde gerçekleştiriyoruz. Bugün, ülkemizde kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakkının 86. yıl dönümünü… Birçok gelişmiş ülkeden önce kazandığımız bu hak, ilk günden beri kadınlar tarafından büyük bir hevesle sahip çıkıldı. Kadınların seçme seçilme hakkını kazanmasının ardından yapılan ilk seçimlerde, kadınlar akın akın sandıklara koştular ve oy kullandılar. 1935’de gerçekleşen bu seçimlerde oy kullanma oranı özellikle Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerde, yüzde 80 oranındaydı ve oy verenlerin yüzde 48’i kadınlardı. O dönem 17 kadın milletvekili Meclis’e girdi. 1936 yılındaki ara seçimle 1 kadın milletvekilimiz daha oldu. O zamanki parlamenter sayımıza göre bu oran yüzde 4,6 yani yüzde 5’e denk gelmekteydi. Peki o günden sonra nasıl bir yol kat ettik? 1934 yılından bu yana yapılan seçimlerde toplam 11385 milletvekili Meclis’e girdi. Bu vekillerin sadece 598’i yani yüzde 5’i kadın oldu. Özetle; bir arpa boyu bile yol kat edememişiz.

Özellikle son 18 yılda, kadın erkek fırsat eşitliği konusunda o kadar geriledik ki, kadınlar en temek hakları olan “yaşam hakkını” kaybetmeme mücadelesi verir hale geldi. İşte biz de bu önemli günde, bu durumu biz kadınların değiştireceğine olan inançla “YaşamHak” projesini hayata geçirmeye karar verdik.

Projenin Adı Neden YaşamHak?

Yaşama hakkı; dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez olan en temel insan hakkıdır. Maalesef bu hak, ülkemizde kadınların elinden alınıyor. Biz de bu yüzden “Yaşam Bir Haktır” dedik, hem birlikte ve hem de ayrı ayrı okunduğunda farklı anlamları içinde bulunduran, umut dolu bir isim ürettik.

Logomuz ne anlama geliyor?

Şiddetin panzehiri olan sevginin sembolü kalp ile lokasyon işaretini iç içe geçirdik. Ve dedik ki; YaşamHak “şiddetin son bulma adresi”dir.

Neden böyle bir projeye ihtiyaç duyduk?

Ne yazık ki ülkemizde bir cins kırım yaşanıyor. Kadınlar sırf kadın oldukları için öldürülüyor, şiddet görüyor. Ülkeyi yönetenler ise “kadına yönelik şiddetle mücadele” konusunda samimi değil. Biz, bu projeyle tüm şiddet gören kadınlara destek olmayı hedefliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’ni sığınacakları bir yuva olarak görmelerini arzu ediyoruz.

Projede kimler görev alacak?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ildeki tüm kadın örgütleri bu projede görev alacaktır. Biliyoruz ki kadının halinden yine en iyi kadınlar anlar; çünkü biz kadınlar görünmez iplerle birbirimize bağlıyız. 

Amacımız ne?

Amacımız sadece şiddet gören kadınların yaşam hakkını savunmak değil; aynı zamanda bu yaşama yön vermek, değiştirmek! İşte bu değişim, birlikte kuracağımız eşit ve aydınlık yarınların habercisi olacak.

Ne yapacağız?

Genel Merkezimizde 7/24 çalışacak olan bir çağrı merkezi kurduk. Pazartesi günü, saat 10:00’dan itibaren hizmete girecek olan bu merkez kanalıyla, korkutulmaya, sindirilmeye, dört duvar içinde şiddetin her türlüsüne maruz bırakılmaya çalışılan kadınları, onların sesi ile kucaklayacağız. Aynı zamanda yasamhak.com web sayfamızdan bize elektronik posta ile ulaşmalarını sağlayacağız. Dayanışarak, mücadele ederek, örgütlü ve sağlam temeller atacağız.

Sloganımız ne?

Cumhuriyet Halk Partisi kadın kolları olarak kadınlarla temas kurduğumuzda şunu gördük: Türkiye’de şiddete uğrayan birçok kadın; baskı, korku ve güvensizlik nedeniyle gördüğü şiddeti dile getiremiyor. Bu şiddet kendini değersiz hissetmesine, kendini anlatamadıkça yalnızlaşmasına, istemese dahi kendini toplumdan soyutlamasına sebep oluyor. Oysa böyle olmak zorunda değil. Bu nedenle şöyle bir sloganla yola çıktık: Yalnız Değilsin; Biz Varız!

Ne yapacağız?

Şiddet gören kadınlar ya haklarını bilmedikleri için ya da kendilerini yalnız ve çaresiz hissettikleri için bu sarmaldan kurtulamıyorlar. Ülkeyi yönetenlerin kadını erkekle eşit görmeyen zihniyeti ise bu süreci daha da zorlaştırıyor. Bazı devlet görevlileri şiddet konusuna karşı duyarsız yaklaşıyor, yasaların gücü yargı kararlarına yansımıyor. Örneğin; 10 yaşındaki kızının gözü önünde boğazı kesilerek öldürülen Emine Bulut, 4 saat önce karakola şikâyette bulunmuştu. Eski kocası tarafından uğradığı satırlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Ayşe Tuğba Arslan, katili hakkında Savcılığa 23 kez suç duyurusunda bulunmuştu.  İşte biz, kadınlar göz göre göre öldürülmesin, şiddet görmesin diye, tek bir kız kardeşimizin dahi kirpiği yere düşmesin diye, onlara destek olacağız.

Barınma ihtiyacı olan kadınların, yerel belediyelerimizin desteği ile sığınma evine yerleşmelerini sağlayacağız.

Barolar ile yaptığımız iş birliği ve partili avukatlarımız sayesinde şiddet gören kadınlara hukuki destek vereceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak kadına ve çocuğa yönelik şiddet davalarını takip edeceğiz, mağdur olan kadının ya da yakınını kaybetmiş olan ailenin yanında yer alacağız. Biliyoruz ki kadın platformlarının ve kamuoyunun takip ettiği davalar daha adil kararlarla sonuçlanıyor.

Ücretsiz psikolojik destek hizmeti sağlayacağız.

Şiddet gören kadınların karakollarda, Savcılıklarda, adliyelerde yanında olarak destek olacağız.

CHP Kadın Kolları ailesi olarak şiddet gören tüm kadınların yaslanacakları bir sırt olmakla kalmayıp, onların kadın dernekleriyle de bağlantı kurmasını sağlanacağız. Böylece kadın dayanışmasını ve kadın örgütlenmesini güçlendireceğiz.

Bu proje ülkemize ne sağlayacak?

YaşamHak projesi ile Türkiye’nin en temel beş sorunundan birine; “kadına yönelik şiddete” çözüm üreteceğiz.

Biz kadınlar çok iyi biliyoruz ki; ülkeyi kin ve nefretle yönetenler, mafya bozuntularına alan açanlar, şiddetle mücadele edemez. Bu nedenle hangi siyasi görüşten olursa olsun, biz tüm kadınların yanında olacağız.  

Ayrıca bu projeyle Türkiye’nin şiddet haritasını çıkaracağız. YaşamHak, bize bölgelerin özgün yapısına dair veriler sunacak. Nerede erken yaşta zorla evlilikler daha fazla, nerede psikolojik şiddet daha yaygın; bilgi sahibi olacağız. Bu şiddet türlerini besleyen nedenleri saptayacağız. Böylece ilk seçimlerde, dostlarımızla birlikte iktidara geldiğimizde bu sorunları kökten çözeceğiz.

Biz kadınlar, attığımız her adımla yaşamın bizlere sunduğu tüm haklarımızı alıncaya kadar mücadele edeceğiz. Mücadelemiz; yaşama dair, geleceğe dair, sözümüzün her alanda eşit yükseldiği bir Türkiye hayaline dair! İkinci yüzyıla çağrı beyannamesi, bu ülkeyi kuran ve kurtaran parti olarak bizlere büyük sorumluluk yüklüyor. Bizler, şiddetle ve şiddeti üretenlerle baş etmeye; eşit, demokratik, kadınların güven içinde yaşadığı bir Türkiye’yi yeniden inşa etmeye kararlıyız. Eşitlik mücadelesinde yolumuz uzun, yolumuz meşakkatli ama yolumuz dayanışma ve hayat dolu!  

CHPnet

SİTELERİ