İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, Birleşmiş Milletler tarafından 10 Aralık 1948’de kabul edilmesinin ve ülkemizde 1949’da onaylanmasının 68. yılını kutluyoruz.  
21.12.2016
827
Yazı Boyutu: A- A+

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, Birleşmiş Milletler tarafından 10 Aralık 1948’de kabul edilmesinin ve ülkemizde 1949’da onaylanmasının 68. yılını kutluyoruz.

BM Genel Kurulu, 10 Aralık 1948’de, “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni kabul ederek, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan acıların bir daha yaşanmaması için, insan onuruna yakışır bir dünyanın ancak insan haklarının tam korunduğu bir dünyada olabileceğinin bilinciyle, insanlığın ortak değerlerlerini koruma iradesini açıkça ortaya koymuşlardır.
Ülkemizde, iktidar eliyle gerçekleştirilen insan hakları ihlalleri, ağır insanlık enkazları ortaya çıkarmaktadır. Basında farklı tüm seslerin susturulmaya, bağımsız basın organlarının yargı veya iktidarın tehditleriyle sindirilmeye çalışıldığı bir ortamda ifade özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir.
Yargı bağımsızlığına yönelik tehditler ve olağan hukuk kurallarının OHAL kararnamelerine dönüştürüldüğü siyasi bir ortamda tarafsızlık ve hukuka güven ortadan kalkmıştır.
İş cinayetleri, kadın, çocuk, mülteci/sığınmacı/göçmenlerin ve yoksulların hakları insan onuruna ve vicdanına yaraşır bir durumda değildir.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edilişinin üzerinden geçen 68 yılın sonunda ülkemizde; İnsan hakları ihlallerini önlemeye çalışan sivil toplum kuruluşları için ‘faaliyetlerinin durdurulması’ kararı alınması bir utanç tablosu oluşturmaktadır.
Hak savunuculuğuna en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Böylesi bir dönemde bizler; sahip olduğumuz farklılıkların sevgi, saygı ve hoşgörü ekseninde birer değer olarak özümsenmesinin önemine inanıyoruz. Ve ayrıca, kardeşlik, özgürlük, eşitlik çevresinde ‘İnsan haklarına saygı’nın ortak temel değer haline dönüştürülmesinin ortaya atılan Başkanlık sisteminden değil, ortak akıl ile oluşturulacak yeni bir Anayasa’dan geçtiğine inanmaktayız.
İnsanca yaşamanın giderek zorlaştığı, insan hakları yerine, insan feryatlarının, acılı insan yüreklerinin, insan çığlıklarının duyulduğu ülkemde, insan kalmaya çalışmaktır en büyük mücadelemiz.
Özgürlüktür insan hakları, eşit hakların olduğu insanca yaşam hakkıdır, eğitim güvencesidir. İnsan haklarının gözetildiği ülkelerde çocuklar eşit güvenceyle doğarlar. İnsan Hakları adı altında insan zulümlerinin yapılmadığı, İnsan haklarının bir lütuf değil hak olduğu bir ülke hayaliyle, eşit haklara doğsun çocuklar diye tüm çabamız.

UMUT VAR, BİZ VARIZ!
10 Aralık İnsan Hakları Günü’nün tüm insanlığa, bölgemize ve ülkemize barış, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum.

Fatma Köse
CHP Kadın Kolları Genel Başkanı

CHPnet

SİTELERİ